Nakşibendi Tarikatı - Öz değerleriyle birlikte.
ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

GALERİ

ANKET

Yeni web sitemizi nasıl buldunuz?





Tüm Anketler

SİTEDE ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZE ZİYARETLER!

 
Bugün Tekil854 
Bugün Çoğul1263 
Toplam Tekil 4386493 
Toplam Çoğul7013802 
Ip 54.145.85.87

REKLAM

 

HİMNET

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

Seyyid Muhammed Saki Hazretlerinin Rüyası ve Marmara Depremi

Seyyid Muhammed Saki Hazretlerinin Rüyası ve Marmara Depremi

Tarih 30 Ocak 2014, 11:32 Editör

Yaşar Karali'nin, Seyyid Muhammed Saki Hazretlerinden dinlediği rüya.

Türkiye Semerkand eski sorumlusu Yaşar KARALİ'NİN bir anısını sosyal medyada paylaşması vesilesi ile bizde bizzat birinci ağızdan aktardağı bu manidar rüyayı ve devamında ekleyeceğimiz hadis-i şerifleri okumanıza sunuyoruz.

Orjinaline sadık kalarak olduğu gibi yayınlıyoruz:

Yıl 1999. Marmara depreminden birkaç gün sonra Gavsı Sani (k.s.a) Hazretlerinin evlatları Seyyid Muhammed Saki Hazretlerini ve Seyyid Muhammed Fettah Hazretlerini deprem bölgelerine yapılmakta olan yardımların organizesi için İstanbul'a gönderdiği günler. O zamanki ismi Tepeören, şimdiki ismi Kasri Arifan tesisleri inşaat halinde, gece tatlı bir esinti halindeki kulliyenin bahçesindeyiz. Seyidlerimle çay içiyoruz, Halife Hz. (k.s.a.) sohbeti ile şerefleniyoruz. Deprem gecesi bir şey müşahede etmiştim, sarsıntı gittikçe şiddetlenerek artarken fizik kurallarına aykırı bir şekilde bir anda durdu, normal olarak sarsıntının yavaş yavaş durması gerekiyordu. Sanki çok güçlü bir el bir anda İstanbul'u tutmuştu. Bu hep aklımdaydı.

Halife Hz. sohbetini bitirince O'na dedim ki; "Seyidim İstanbul'u çok seviyorsunuz."

Halife Hz. Arifi Billah'tır. Kastettiğim manayı hemen anladı ve bana tebessüm ederek dedi ki; "İstanbul'uda çok seviyoruz, İstanbul'daki sofileride çok seviyoruz."

Ve devam etti. "Ben deprem gecesi bir rüya gördüm; Rüyamda Menzil Meydanında En büyük Boing Uçaklardan biri duruyor, çok hızlı bir şekilde merdivenleri çıktık. Daha yerimize bile oturmadan, uçak hareket etti. Tarif edilemeyecek bir hızla yol alıyordu, taki İstanbul üstlerine gelene kadar. Yeşilköye, hava alanına ineceğimizi zannederken birde baktım ki, Marmara denizi kabarmış çok büyük dalgalar halinde İstanbul'a doğru geliyor. Birde baktım ki bizim uçağın Kaptan Pilotu yönünü değiştirip, Marmara denizine, o dev dalgalara doğru uçağı sürdü. Ben dedim ki bu uçağın bu dev dalgalara dayanması mümkün değil. Ama Pilot öyle marifetli, öyle usta idiki o dalgaları bir bir geri çevirdi, Marmarayı sakin bir deniz haline getirdi ve Yeşilköye indi."

Değerli sosyal medyadaki arkadaşlarım. Size bir büyük Allah dostunun bize rüya olarak ifade ettiği, aslında gerçek yaşamdan bir kesit olan sohbetini aktardım. Maksadım Saadatların Allah u Teala'dan bir şey istediği zaman istedikleri şey ne kadar büyük olursa olsun ikram edileceğinin bilinmesidir.

Tabiiki hepimiz bunu biliyoruz. Ama zaman zaman birbirimize hatırlatmakta önemlidir.

Eski Semerkand Dünya ve Türkiye Sorumlusu
Yaşar KARALİ



Evet, okuduğunuz üzere rüya hikmeti ilahi birşeyler anlatmaktadır. Herkes gayret ve nasibine göre rüyadan mana çıkarabilir. Alemlerin Efendisi (SAV) Peygamberlik görevi gelmeden gördüğü rüyayı rahip Bahira'ya anlatması ve Bahira'nın Peygamber Efendimiz'in (SAV) peygamberliğini müjdelemesinden tutun, ayetle sabit olan Hz. Yusuf'un (AS) rüya tabir etme ilminden, Hz. İbrahim'ın (AS) peşpeşe gördüğü üç rüya üzerine Hz. İsmail'i (AS) kurban etmeye niyetlenmesi hadiselerinden anlaşılacağı üzere rüyalar hikmeti ilahi hep içerisinde sırları ile insanoğluna Allahu Tealanın bir lütfu olup yetişiyor.

Aslında bu rüya bir çok hikmeti açıklıyor, dedikya herkes niyeti, nasibi ve gayreti ölçüsünde anlayabilir.

Ümmeti Muhammedin gönlüne su serpen ehli beytin bugün ki varislerinin değerini anlamak içinde bunlar bir işarettir. Dünyanın neresi olursa olsun, kurdukları dernekler ile hayırlara vesile olan, zulüm gören mazlumların maddi manevi yanında olan, ümmetin derdi ile dertlen Gavs Hazretlerinin irşadını anlamalıyız ve bizzat bu kutlu hizmetlerin içinde olmalıyız.

Tebarani'de geçen "Vallahi, Ehli Beytimi sevmeyenin kalbine iman girmez.." hadisi aslında Ehli Beyti sevmenin derecesinde kişinin imani yakınlığını gösteriyor. Seven, sevdiğinin sözüne tabi olandır. Bizde Gavsımıza sıkıca sıdk ile bağlanmalıyız, hakkıyla sevmeye gayret etmeliyiz. Kuran ve Sünnet ışığında Vird, Hatme, Rabıta ilaçlarıyla, "Hizmet, Nimettir.." sözünü nimet bilmeliyiz...

Bu vesile ile rüyalar hakkında da kaynaklardan birkaç bilgi vermek icab eder;

Ravi: Ebu Hüreyre
Hadis: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zaman yaklaşınca, mü'minin rüyası, neredeyse yalan söylemeyecek. Esasen mü'minin rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür." Buhari'nin rivayetinde şu ziyade var: "Peygamberlikten cüz olan şey yalan olamaz."
Kaynak: Buhari, Ta'bir 26; Müslim, Rüya 8, (2263); Tirmizi, Rüya 1, (2271); Ebu Davud, Edeb 96, (5019)

Ravi: Enes
Hadis: Resulullah (sav) şöyle buyurur: "Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür, çünkü şeytan benim suretime giremez."
Kaynak: Buhari, Tabir 2, 10; Müslim, Rüya 10, (2266); Muvatta, Rüya 1, (2, 956)

Ravi: Ebu Said
Hadis: "Mü'minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür."
Kaynak: Buhari, Ta'bir 4; Muvatta, 1, (2,956)

Allah'ın dostu, sevdiği kullar ve Peygamber varisi olan Mürşidi kamillerin kerametlerinin hali, bir Buhari hadisinde şöyle zikredilmiştir..
 
Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:  "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
 
"Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu: "Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri  eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun (özel bir nurum ile) işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü'min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem."
 

(Buhârî, Rikak 38.)

Allahu Teala bizi iki cihanda sevdiklerinden ayırmasın. Hakkı hak bilip, hakka ittiba eden; Batılı batıl bilip, batıldan içtinap eden kullarından eylesin.

Selam ve dua ile.
NaksibendiTarikati.com

Bu yazı 36677 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit




Sizlerin Anıları

Bir okurumuzun yaşadığı güzel bir anı..

Bir okurumuzun yaşadığı güzel bir anı.. Üniversite öğrencisi bir kardeşimizin başından geçen hoş bir anı..

İki Sofi Şehidimizin Anısı

İki Sofi Şehidimizin Anısı Hayırla yâd etmek için sitemize eklemek istedik..

SEMERKAND KÖŞESİ

Söz ve Resim
Her kanat denizi aşamaz…

Mevlana

BEŞİR DERNEĞİ

SÖZLÜK

(c) Web sitemizin Semerkand Şirketler Grubu gibi bir kuruluş ile resmi bir bağı kesinlikle yoktur, tamamen kişisel çabalarla kurulmuş bir web sitesidir. Ancak istifade edilmesi için yazı ve linklerini kaynak belirterek yayınlayıp, destek verdiğimizde olabilir. Ayrıca diğer kaynaklardan, ehli sünnet çizgisinde gördüğümüz çalışmaları kaynak göstererek sitemizde yayınlamaktayız. Niyetimiz, sayısız faydasını gördüğümüz, Kuran ve Sünnet esaslı bu yüce Nakşibendi yolunu insanların tanıması ve istifade etmesine vesile olabilmektir. Sitemizden emeğe saygı çerçevesinde kaynak göstererek her türlü alıntı yapılabilinir. www.NaksibendiTarikati.com
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim