Nakşibendi Tarikatı - Öz değerleriyle birlikte.
ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

GALERİ

ANKET

Yeni web sitemizi nasıl buldunuz?





Tüm Anketler

SİTEDE ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZE ZİYARETLER!

 
Bugün Tekil3313 
Bugün Çoğul4543 
Toplam Tekil 4275392 
Toplam Çoğul6868116 
Ip 23.20.157.174

REKLAM

 

HİMNET

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

Kutbul İrşad Ve Tasarruf

Kutbul İrşad Ve Tasarruf

Tarih 26 Mayıs 2014, 17:13 Editör

Tasavvufi güzel bir yazı..

Bir işin merkezinde bulunup onu idare edene “o işin kutbu, yani idarecisi” denir. Bir memleketin işlerini yürüten kimse, o işlerin kutbudur. Bir müctehid, fetva işlerinin kutbudur. Bir kâmil mürşid de irşad ve terbiye işlerinin kutbudur. Onun için, kendisine tasavvuf dilinde “kutbu’l-irşad” denir.

Kutub ifadesi bir sıfattır; irşadla görevli ve bu işe ehliyetli kâmil insanlar için kullanılan bir ünvandır. Kur’an-ı Hakim’de ve Sünnet’te zikredilen halife, imam ve ulü’l-emr tabirleri, irşad kutbunu da içine alır.

İrşad kutbu olan zat, Hz. Rasulullah (A.S.) Efendimizin gerçek vârisidir. O’nun ilmine, edebine, ruhları nur ile temizleme işine, kalpleri Allah’a çevirme mesleğine, nefisleri terbiye etme ve hayata denge verme sanatına vâristir. Bu velayet ve yetki ona halk tarafından değil, Cenab-ı Hak tarafından verilmiştir. Vazife büyük olunca, yetki ve destek de büyük olmaktadır. İrşad ve terbiyenin asıl sahibi Allahu Tealâ’dır; hidayet Onun elindedir; ancak Allahu Tealâ beşeri planda bu işi kulları arasından seçtiği kimselere yaptırmaktadır. Bu kulların başında Peygamberler gelmektedir. Peygamber olmadığı zaman bu işi onun halifeleri, vâris ve vekilleri yürütmektedir.

 İrşad Kutbunun Özellikleri

İrşad kutbu, Allah’ın huzurunda kabul görmüş mukarrebûn makamında bir muttaki zattır; edeb ve takva madenidir. Hayırlarda en öndedir. Muttakilerin imamıdır; İlahi huzurda insanlığı temsil eder. Naz makamındadır. Büyük arif İmam Rabbani (K.S.) irşad kutbunu şöyle tanıtır:

“İrşad kutbu olan velinin varlığı alem ve insanlık için bulunmaz bir devlettir. O, uzun zamanlardan sonra zuhur etse de, bir ganimettir. Onunla alem aydınlanır, kalpler nurlanır. Onun nazarı, manevi kalp hastalıklarına şifadır. Onun bir kalbe teveccühü, ondaki düşük ve rezil huyları temizleyip atar. Bu öyle bir zattır ki, velayet mertebelerinin en yükseğine ulaşmıştır. Allah tarafından seçilmiş ve sevilmiştir. Buna mahbubiyet makamı denir. O makamın bütün kabiliyet ve yetkisi ona verilmiştir. Bu zat, velayet mertebelerinin kemalâtını bünyesinde toplamıştır. Allah’a davet makamlarının tamamını elde etmiştir. Özetle, ‘kendisinde bütün güzellikler toplanmış‘ sözü onun hakkında ne kadar doğrudur.

Bu irşad kutbu, kalbiyle bir kimseye yöneldiğinde, o kimsenin kalbi açılır; ilahi sevgiyle dolar. Veya bir kimse sevgiyle ona yönelse, ameli ve zikri az da olsa, onun feyzinden istifade eder, imanın tadını tadar.” (Mektubat)

 Velinin Yetkisi ve Sınırları

Velayet mertebesinin zirvesinde peygamberler bulunmaktadır. Allahu Tealâ’nın izni ve desteği olmadan hiçbir peygamber mucize gösteremez, ayet getiremez; istediğini hidayete çekemez; kalbi temizleyemez.

Bu hakikat Kur’an-ı Hakim’de açıkça belirtilmiştir. (Ra’d/38, Kasas/56, Nur/21) Ancak ilahi izin ve destek gelince peygamberler ölüleri diriltmiş, körlerin gözünü açmış, bir nefesle hastaları iyileştirmiş, hayvanlarla konuşmuş, cinleri emrinde çalıştırmış, bulutları istediği yere sevketmiş, denizi yol gibi kullanmış, parmakları arasından su fışkırtmış ve daha nice harikaları gerçekleştirmiştir. Bütün mucizeler, peygamberlerin insan, eşya ve kainat üzerindeki tasarruflarıdır. Bunların bir kısmı, derecelerine göre peygamber vârisi olan kâmil insanlarda da zuhur eder. Ancak bunun ölçüsü vardır, onu bilmek gerekir. Aksi halde veliler hakkındaki yanlış itikadlar yüzünden şirke düşülür.

Bazıları, kutub ve gavs olarak bilinen velilerin kainatı idare ettiğini, bütün insanlardan ve alemden haberdar olduğunu, istediğini yapma yetkisinin bulunduğunu düşünür ve söylerler. Bu fikir yanlıştır; tevbe edilmezse şirke ve küfre girme tehlikesi vardır.

İrşadla görevli bir velinin işi, Allah’ın izniyle ölü kalpleri nur ve ilahi sevgi ile diriltmek, kulu Yüce Rabbine sevketmektir.

Velinin bütün tasarrufu ilahi kadere bağlı olarak gerçekleşir ve hepsi ilahi izinle olur. Veli, sonuç almak için sebepleri kullanır. Himmetini hayırlara yöneltir, her işinde Allah’ın rızasını arar. Nazı, niyazı, dua ve avazı Hak içindir. Allahu Tealâ’nın kendisine ikram ettiği feyz, nur, keşif, keramet, marifet, feraset ve duasına icabet nimetlerini ilahi irade ve rızaya uygun kullanır. Kul olduğunu unutmaz; haddini bilir, yetkisini aşmaz. Yüce Rabbine karşı boynu bükük, gönlü yanık, kalbi uyanık bir vaziyette, hep O’nun emrini ve desteğini bekler. Elinde hangi güzel hal zuhur etse kendisinden bilmez, kibir yapmaz, övünmez.

Makamı ne olursa olsun, veli her şeyi bilmez; bilmesi de gerekmez. Veli, Allahu Tealâ’nın kendisine bildirdiklerini ve hak yolunda lazım olanı bilir. Veli, Allah’ın şahididir; O’nu tanır, O’nu tanıtır. Kalbin ve nefsin terbiyesinde ustadır.

İrşad kutbu olan veli, bütün himmet ve gücünü dinin yayılması ve insanların ıslahı için kullanır. Eşyayı ıslah etmek, dünya işlerini düzene sokmak, güzel geçim yolları aramak, teknik gelişmeleri takip etmek velinin birinci işi değildir. O, bunları ehline havale eder.

Bazı insanlar, baş ve bel ağrısına varana kadar her türlü derdini velinin himmet ve tasarrufu ile dindirmek ister; doktor yerine veliye gider. Kimileri, insanların cehalet, zulüm, tembellik ve ihanetleri yüzünden bozulan cemiyet hayatının, mürşidlerin bir tasarrufu ile düzelmesini ve zalimlerin başının ezilmesini bekler. Halbuki veliler, fıtrat kanunlarına uymayı takvanın bir gereği görürler; hikmete tabi olur, hakkı gözetirler. İlahi rızaya uymayan talebleri de reddederler.

Semerkand Dergisi / Dr. Dilaver Selvi

Bu yazı 8914 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit




Tasavvuf-Nakşibendilik

SEYYİD ABDULKADİR GEYLANİ; " MÜRŞİDSİZ OLMAZ !!! "

SEYYİD ABDULKADİR GEYLANİ; SEYYİD ABDULKADİR GEYLANİ ( K.S ) BUYURUYOR Kİ; " MÜRŞİDSİZ OLMAZ !!!"

TASAVVUFU KABUL ETMEYEN VEHHABİLERİN KENDİ ŞEYHLERİNİN TASAVVUFU VE SUFİLİĞİ KABUL ETMESİ !!!

TASAVVUFU KABUL ETMEYEN VEHHABİLERİN KENDİ ŞEYHLERİNİN TASAVVUFU VE SUFİLİĞİ KABUL ETMESİ !!! TASAVVUFU KABUL ETMEYEN VEHHABİLERİN KENDİ ŞEYHLERİNİN TASAVVUFU VE SUFİLİĞİ KABUL ETMESİ !!!

SEMERKAND KÖŞESİ

Söz ve Resim
“ALLAH’IN DİNİNE AYKIRI ZERRE KADAR,
İĞNENİN UCU KADAR BİR İŞİ İŞLEYECEĞİME ALLAH RUHUMU ALSIN.”

GAVS-I SANİ HZ.

BEŞİR DERNEĞİ

SÖZLÜK

(c) Web sitemizin Semerkand Şirketler Grubu gibi bir kuruluş ile resmi bir bağı kesinlikle yoktur, tamamen kişisel çabalarla kurulmuş bir web sitesidir. Ancak istifade edilmesi için yazı ve linklerini kaynak belirterek yayınlayıp, destek verdiğimizde olabilir. Ayrıca diğer kaynaklardan, ehli sünnet çizgisinde gördüğümüz çalışmaları kaynak göstererek sitemizde yayınlamaktayız. Niyetimiz, sayısız faydasını gördüğümüz, Kuran ve Sünnet esaslı bu yüce Nakşibendi yolunu insanların tanıması ve istifade etmesine vesile olabilmektir. Sitemizden emeğe saygı çerçevesinde kaynak göstererek her türlü alıntı yapılabilinir. www.NaksibendiTarikati.com
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim