Nakşibendi Tarikatı - Öz değerleriyle birlikte.
ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

GALERİ

ANKET

Yeni web sitemizi nasıl buldunuz?





Tüm Anketler

SİTEDE ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZE ZİYARETLER!

 
Bugün Tekil152 
Bugün Çoğul342 
Toplam Tekil 5679914 
Toplam Çoğul8753447 
Ip 5.2.81.1

REKLAM

 

HİMNET

Günahlarımız ve Tevbe

Günahlarımız ve Tevbe

Tarih 08 Ekim 2010, 16:56 Editör

Günahlarımız ve tevbeye dair yazı..

İnsanın günah işlemeye müsait bir yaratılışı var. Her an bir iyilik yapması mümkün olduğu gibi günah işlemesi de mümkündür. Bir an olur, duyuları ile günah işlemekten kurtulamaz. Bundan kurtulacak olsa kalbindeki fesat onu yakalar. Bundan kurtulmaya çalışsa şeytanın vesvesesi yakasını bırakmaz.

Şeytan, kalbin Allah'ı anmasını engellemek için değişik fikir ve vesveseler verir. Kendimizi bir an şeytanın vesvesesinden kurtulmuş saysak, aziz ve celil olan Allah'ı bilmekte kusurlu olma hususunda gafletten kurtulamayız.

Ayrıca insanoğlu, hakikatini tam idrak edemediğinden kadere karşı gelmek, yaratılmışlarda noksan ve abes şeyler bulmak gibi değişik düşünce ve görüşlerle de günah işleyebilir.
Bütün bunlar müminlerin kendi durumlarına, manevi hallerine göre de değişiklik göstermektedir. Herkes kendi yaptıklarına, idrak ve anlayışına, ilmine, yaşayış ve ahvaline göre değişik günahlar işler. Hemen her hal için, taat ve günahın sınır ve şartları vardır. Bunları korumak taat, onların dışına çıkıp gaflete dalmak ise günah sayılır.

Bütün bunlara karşılık olarak Allah Tealâ kullarına büyük bir ikram ve ihsan olarak tevbeyi vermiştir. Tevbe her kulun bulunduğu durumdan kurtulup ilerlemesini, yükselmesini sağlayan bir nimettir.

Alim cahil herkes tevbeye muhtaçtır. Ancak kişilere göre bazı değişikler olur. Mesela manen yüksek derecelere ermiş olanların ('havas'ın) tevbeleri günahları terk etmiş olmalarına rağmen çoğunlukla bir anlık gafletten ötürüdür. Havas'ın havas'ı sayılan Allah dostlarının tevbeleri ise kalpleri bir lahza Allah Tealâ'nın zatından masiva sayılan şeylere kaymasından dolayıdır.

Nitekim Zünnun Mısrî k.s. Hazretleri buyurur ki: "Sıradan insanların ('avam'ın) tevbesi günahlarından, havas'ın tevbesi ise gafletten ötürüdür."
Tevbe edenden tevbe edene çok fark vardır. Hatalardan tevbe edenle gaflet hallerinden tevbe eden bir olmaz. Bir tevbe eden de var ki, kalbi, halkı yaratan zatın gayrısına kaydığı için tevbe eder.

Diğer insanlar bir yana, peygamber efendilerimiz dahi tevbesiz kalmamışlardır. Rasul-i Kibriya s.a.v. Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: "Bazen kalbime perdeye benzer bir şey gerilir. Bunun için Yüce Allah'a günde yetmiş kere tevbe ederim." buyurmuştur.

Tevbe etmek, günah işleyen her şahıs için farzdır. Tevbesiz kalmak hüsran, büyük bir fırsat kaçırmak, büyük gaflettir. Allah'ın rahmet deryasına yol açan tevbeye sarılmak ise bahtiyarlıktır.

Büyükler dahi Allah Tealâ'ya layıkıyla kulluk edemediklerini söylemiş ve her zaman tevbe etmişlerdir. Bize düşen ise asla günahsız olduğumuzu düşünmeyip, tevbe ederek Allah Tealâ'nın rahmetine sığınmaktır.
Mehmet ILDIRAR

Bu yazı 7935 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit




Tasavvuf-Nakşibendilik

Tasavvufta Şatahat İbarelerinin Anlaşılması

Tasavvufta Şatahat İbarelerinin Anlaşılması Tasavvufi bazı kavram ve konuların farklı anlaşılmaları üzerine..

Fetö ve Cemaatler Meselesine Dair

Fetö ve Cemaatler Meselesine Dair Güzel ve geniş bir şekilde ele alınmış bilgilendirici bir yazı..

SEMERKAND KÖŞESİ

Söz ve Resim
Kötü adın çirkinliği harften, deniz suyunun acılığı kap’tan değildir…

Mevlana

BEŞİR DERNEĞİ

SÖZLÜK

(c) Web sitemizin Semerkand Şirketler Grubu gibi bir kuruluş ile resmi bir bağı kesinlikle yoktur, tamamen kişisel çabalarla kurulmuş bir web sitesidir. Ancak istifade edilmesi için yazı ve linklerini kaynak belirterek yayınlayıp, destek verdiğimizde olabilir. Ayrıca diğer kaynaklardan, ehli sünnet çizgisinde gördüğümüz çalışmaları kaynak göstererek sitemizde yayınlamaktayız. Niyetimiz, sayısız faydasını gördüğümüz, Kuran ve Sünnet esaslı bu yüce Nakşibendi yolunu insanların tanıması ve istifade etmesine vesile olabilmektir. Sitemizden emeğe saygı çerçevesinde kaynak göstererek her türlü alıntı yapılabilinir. www.NaksibendiTarikati.com
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim